Elif BAKTIR
Bu satırları hangimiz yazıyor,
ben mi, o mu, bilmiyorum
Jorge Luis Borges,
Borges ve Ben, 1956
Sanal dünyada adımı aratıp baktım, öteki çıktı: Mühendis olan. Bir sürü şey yapmış, okumuş, çalışmış, dersler vermiş, arkadaşlarıyla kitaplar bile yazmış. Bense farklı şeyler yapıyorum. Sabahları erkenden turkuaz maviye dalıyorum ve suyun kayıp gidişini hissediyorum. Çalışırken opera, iş sırasında caz, arabada klasik Türk müziği dinliyorum. Mutfakta çeşit çeşit şeyler deniyorum.
Ötekini görenler bunları bilmiyor. Farketmedikleri başka şeyler de var. Örneğin kendilerini özgürce ortaya koyan acayip, karmaşık, renkli kıyafetler giymiş insanlara bayılıyorum. Bir de yağmur sonrası kocamış salyangozun ışıklı izine, çiçek açmış kaktüslere, karizmatik antik makinelere ve incecik cam kupadaki çaya bakmaktan keyif alıyorum.
Öteki de benim gibi bunlardan hoşlanıyor. Hiç göstermese bile yan yana dizili sözcüklere gönülden bağlandığını da çok iyi biliyorum. Yazıların, okurlarını kurgu dünyalarda yaşatmasını, şaşırtmasını, güldürmesini, hüzünlendirmesini pek seviyor. Yine de onu gerçekten tanıyıp tanımadığımı merak ediyorum. Acaba kıvrım kıvrım beyninde neler gizliyor? O garip, şaşırtıcı, bazen tekinsiz yerde daha başka ne var? İşte şimdi burada size itiraf ediyorum: Yazmaya başlamamın nedeni ötekini ve beynini keşfetmek.
Elif BAKTIR
Pandemi, eve kapanmak, emeklilik, okumaya bolca vakit bulmak, yazmaya o yüzden başlamak… Bunların hepsi hikâye. Yayıla yayıla uyumayı hiç beceremez, hep çok erken kalkar, sabahın beşinde yüzmeye gider, sadece kaslarını değil zihnini de açar. O sanki yazar olmamış da yazar doğmuş biridir. Cin Ali’nin Yazarları ondaki birikimin ortaya çıkmasına yol açmıştır sadece. Araştırıcı, planlı programlı, çalışkandır. Meraklıdır, aynı zamanda iyi bir gözlemcidir. Yazmaya başlamadan önce çok iyi ön hazırlık yapar, bir yol haritası çizer gibi şemalar, grafikler oluşturur, ana hatlar ortaya çıkınca da akışı ince ince hesaplar, kurgular. Gizem kurar, okuru meraklandırır. Enteresan, tuhaf, eğlenceli hikâyeleri muzip ve içten, kısa cümlelerle, açık seçik, okuyucuyu hiç zorlamadan, günlük dille sanki konuşur gibi yazar. Bazen de bir masal tadında bilmeceli bulmacalı, şiirli tekerlemeli eğlenceli yazılarıyla şaşırtır. Oyun oynar gibi keyif alarak yazar. Sıradan olayları oya gibi işler. Okurken sahneler gözünüzde canlanır. Ortam ve karakterlerin görsel betimlemeleri öyle etkileyicidir ki, sanki bir an koleksiyoncusudur.
NESRİN KALAYCIOĞLU
Yazarın Yazıları

AN KOLEKSİYONCUSU
Minibüs, kamyon ve arabalardan oluşan konvoy, alacakaranlıkta panayırın kurulacağı açıklığa ulaştı. Araçlar durunca her yaştan yolcu yavaş yavaş dışarı...
Cin Ali Yazarları
""